Avustralya'nın Kızıl Merkezi

"Red Centre"

Ayers Rock – Kings Canyon – Alice Springs

Haziran ayı sonunda serin ama güneşli bir kış günü Sydney'den kalkan uçağımızda sakin bir uçuşun sonuna doğru gözalabildiğine uzanmış yeryüzünü seyrediyorduk. Havada süzülürken bu kızıl toprakları görünce bile heyecanlanmıştık. Avustralya koskoca bir kıta-ülke. Bu ülkenin ortası kıpkırmızı engin düzlüklerle kaplı. “Uluru” başta olmak üzere yerli “Aborijin” halkının kutsal saydığı birçok nokta “Red Centre” adını verdikleri bu orta bölgede yer alıyor. Aborijin’ler Avustralya'nın tarihsel sahipleri. Hayatın sürebildiği hatta süremediği her yerde varlar. Bu koskoca kıta-ülkeye İngiliz koloni yerleşiminin ulaştığı 1770’li yıllara kadar özgürce yaşamışlar. Tüm dünyadan kelimenin tam anlamıyla izole bir şekilde, kimine gore ilkel, kimine gore doğal denen hayatlarını sürdürmüşler. Günümüzde Aborijin'lere;bu toprakların asıl sahipleri oldukları sıkça hatırlatılıp yüceltiliyorlar ama günümüze gelişin öyküsü biraz çetrefilli ve farklı. Aborijinlerle ilgili bir yazıyı daha sonra sizlerle paylaşacağım. Bu konuya sonra dönmek üzere biz kırmızı topraklara yönelelim.
"Kızıl Merkez" (Red Centre); Ayers Rock'daki "Uluru ve Kata Tjuta Milli Parkı", Kings Canyon'daki Wattarka Milli Parkı, Alice Springs civarında bulunan birçok "Range" ve "Gorge"lardan oluşuyor. "Range" için otlak veya geniş çiftlik arazisi diyebiliriz. "Gorge" ise benim için dağlar, büyük kayalar arasına giren patikaların sonunda karşınıza çıkan vaha gibi ferah cennet bahçeleri ve su birikintileri anlamına geliyor. Ama Cambridge sözlüğü: Dik yamaçlı geçit, dar vadi diyor. Kroki tarzı yol çizimlerinde noktalı çizgi olarak gösterilen parkurlar 4WD (4 Wheel Drive) gerektiren zorlu araziler. Bu rotalarda normal araba ile dolaşmak mümkün değil. Asfalttan çıktığınız birçok yer bu tür 4WD gerektiriyor.
Gezimizin başlangıç noktası Ayers Rock ya da Aborijin adıyla "Yulara" Sydney’den 3,5 saatlik uçuş mesafesinde. Ayers Rock,  Avustralya'nın "Outback" dedikleri taşrada ufak bir yerleşim. “Red Centre” pek de yerleşimin olmadığı ıssız kızıl topraklar diyarı. Ayers Rock havaalanına indiğinizde bir boşluğun ortasında olduğunuzu hissediyorsunuz. 6 gün sürecek gezimize Ayers Rock havaalanından kiralık arabamızı alarak başladık.

Araba Kiralamak Üzerine...

Bölgeyi araba kiralayarak gezmeyi seçtik ki "Red Centre"ı görmek için neredeyse tek yöntem bu bana göre. Tabii ki paket tipi özel bir gezi seçiminiz yoksa. Kaldı ki kendi arabanız da olsa günlük turlara katılabiliyorsunuz birçok yerde. "Outback" denen bu topraklar küçük yerleşimler haricinde "kuş uçmaz kervan geçmez" tabirinin hakkını veriyor. Benzin alabilmek için 100-200 km sonrasında bir benzin istasyonunu harita üzerinde önceden hesap yapılmadan pervasızca dolaşılacak yerler değil. Bir de anayol asfalttan sapmaları kapsayan rotalar yapıyorsanız mutlaka yüksek, güçlü 4x4 bir araç kiralamanızda fayda var. Uslu çocuk modundaysanız asfalt rotası ve normal bir araç da yağışsız bir mevsimde işinizi görebilir. Asfalt yol bizim rotamızdaki her yere gidiyordu. Biraz gidişli gelişli olsa da asfalttan turumuzu selametle tamamladık. Arasıra küçük maceralara da girdik. Ama bu bölge gerçek outdoor sürücüleri ve macera sevenler için ilginç parkurlarla dolu.
Arabanızı da bölgeye gitmeden önce internetten kiralamanızı öneririm. Önceden yaptığınız her rezervasyon ekonomik olacaktır.

Yolda Kangurulara Dikkat...

Bölgede araçla gezerken aklınızda bulunması gereken konulardan biri yüksek süratle giderken yola çıkan hayvanlara çarpma tehlikesi. Bizim başımıza gelmedi ama bu şekilde kazalar ve sıkıntılı durumlar oluşabiliyor. Bu da tam kapsamlı araç sigortasını bir anlamda zorunlu kılıyor.

Uygun gezi zamanı...

Ağustos-Eylül ayları "Red Centre" gezisi için en uygun zamanlar deniyor. Ancak Mayıs başından itibaren havalar geziye müsait hale gelmeye başlıyor. Bu tavsiyede çöl olarak tanımlanan bölgedeki hava sıcaklıklarının gezi için uygun oluşu ve o dönemde canlanan bitki örtüsünün yarattığı harika görüntüler esas nedenler. Biz Haziran sonunda da oldukça keyifli bir gezi yaptık ve göz alabildiğine uzanan yeşillikler bize buraya çöl deme cüretini vermedi. Ama tabii daha sıcak zamanlarda durum çok farklı olabilir.

Yapışkan rahatsız edici sinekler...

Bölgede dolaşma keyfinize etki edebilecek bir faktör de yapışkan sinekler. Eğer bu karasineklerden fazlaca rahatsız olan biriyseniz, şapkanın önünden aşağı ve ensenizi kapatan sinek ağlı şapka bulundurmanızı öneririm. Aklaziyan buluşlar kapsamında şapka kenarından sarkan iplere bağlanmış şişe mantarlı zihni-sinir dizayn da bunlardan biri. Bölgede gün gün nerelere gidebileceğinizi anlatan bir programı iletişime geçenlerle paylaşabilirim.Altı gün içinde; Ayers Rock (Uluru - Kata Tjuta Milli Parkı), Kings Canyon ve Alice Springs yakınındaki noktaları gezdik.

 

 

Ayers Rock ("Uluru - Kata Tjuta" Milli Parkı)

Arabayı alıp vakit kaybetmeden hemen “Uluru-Kata Tjuta Milli Parkı”na yöneldik.  Zira günbatımına yetişmeye çalışıyorduk. Kutsal kaya Uluru, Ayers Rock havaalanına 25 dk sürüş mesafesinde. Uluru yürüyüşlerden bazısını bu kısıtlı sürede yapacaktık.
Bu dev kayanın üzerine güneşin batışı ve doğuşu mutlaka görülmesi gereken doğal bir şölen. Kırmızının ve tan renginin envai tonu bu resmi geçitte sizi selamlıyor. Hemen söylemeliyim; Uluru'da sabah uykusunu unutun. Burada siz güneşi değil, güneş sizi takip etmeli. Zira güneş gerçekten bir başka doğup batıyor bu kırmızı topraklarda.

Uluru'da Günbatımı ve Gündoğuşu Seyirleri...

Milli parkta gündoğumu ve günbatımını en uygun şekilde izlemek üzere iki ayrı nokta özenle seçilmiş durumda. İkisi için de yolda levhalar sizi yönlendiriyor. Tek ama önemli hatırlatma; "Belirtilen saatlerden en az 30-45 dk önce bu seyir noktalarında yerinizi alınız." Milli parka ve sonrasında bu yerlere Yulara kasabasından 20-30 dk içinde ulaşacağınızı da dikkate almanız gerek.
Yanınızda termosta kahve, çay, su, şarap vs ne içecekseniz içeceklerinizi, sandviçinizi, kahvaltılıkları içeren piknik sepetinizi/çantanızı da alın mutlaka. Keyfiniz tam olsun. Mevsime göre iyi giyinmek gerekebilir. Biz Haziran sonunda gittiğimizde sabahları oldukça serin bir hava vardı. Güneşin yüzünü göstermesiyle sıcak bir gün yaşasanız da gündoğumu ve batımı soğuk oluyor.
Fotoğraf makinası ve cep telefonu şarjları ve harddisk kapasite kontrolü de gezginin rutini zaten. Aklınızda bulunsun.

 

Uluru ve Yürüyüşler...

Uluru'nun çevresinde tam bir tur 10,6 km. Bu yürüyüşü yapmak büyük bir keyif. Ancak uçağınızın saati veya günbatımını kaçırmamak için bunu da dikkatli planlanması gerekiyor. Çünkü bir tur 3,5 saat dolayında sürüyor. Diğer yürüyüş seçenekleri ise;
  • "Mala" Yürüyüşü - Ranger ile birlikte (Mala Walk) - 1,5 saat (Başlangıç 08:00 veya 10:00]
  • "Tam Tur" Yürüyüş (Base Walk), 3,5 saat
  • "Mala" Yürüyüşü - Kantju Gorge'a (*), 1,5 saat 
  • "Lungkata" Yürüyüşü, 1,5 saat
  • "Kuniya" Yürüyüşü, Mutitjulu Su Çukuruna, 30-45 dk
  • "Liru" Yürüyüşü, 1,5 saat
Uluru çevresinde turlar için > https://parksaustralia.gov.au/uluru/do/bush-walking.html
 
"ULURU - KATA TJUTA" Milli Parkına “Yıllık" Giriş Kartı almanızı öneririm. Arabanızla milli parka girerken şoför mahallinden arabanızdan inmeden görevliden alıyorsunuz her türlü bileti. Bu bölgedeki diğer yerleri de içerebilecek turunuzu bitirip yine buraya dönecekseniz tekrar bu kartı kullanabiliyorsunuz.

Uluru'dan Görüntüler...

  • Uluru National Park

Kata Tjuta (Olgas)...

Kata Tjuta veya Olgas olarak adlandırılan kaya yapıları etkileyici görüntülere sahip. Uluru'dan burası 53 km ve 40 dakikada alınabilen bir mesafe. Burası da kubbe yapılı kızıl yekpare oluşumları ve çevresindeki gezilecek yerlerle yarım gününüzü alabilecek güzellikte bir nokta.

  • Kata Tjuta

"Outback" Yolları...

Red Centre'da dolaşırken oldukça boş ve uzun ince yollarda ilerliyorsunuz. Kırmızı topraklı bir çöl de dense bizim dolaştığımız Haziran ayı sonunda yol çevresini göz alabildiğince süsleyen yeşil bitkiler bu"çöl" tanımını biraz geçersiz kılıyordu. Upuzun ip gibi yollarda konsantrasyon kaybı yaşamamak ve yola çıkan doğal hayvanlarda sakınmak için sürekli dikkatli olmak gerek. Bu uzun mesafelerde yanınızda mutlaka ilave su rezervi bulundurmalı ve bir sonraki benzin istasyonuna ulaşabilmek için iyi planlama yaparak dolaşmalısınız.

"Cattle Station"...

Bu göz alabildiğine uzanan sakin yollarda karşınıza çıkan nadir yerleşimlerden biri "Cattle Station" nam-ı diğer sığır çiftlikleri. Yulara'dan Kings Canyon'a giderken bunlardan biri olan "Curtin Springs Cattle Station"da mola verdik. Bu noktalar yiyecek, su, diğer içecekler ve limitli de olsa konaklama olanağına sahip yerler. Ancak bu bilgiden yol boyunca böyle yerlerin sürekli var olacağı rehavetine kapılmanıza mahal yok. Yulara'dan Kings Canyon'a giderken gördüğümüz tek Cattle Station bu oldu. Yollardan içerde muhtemel diğer Cattle Station'lar vardır sanırım. Buranın nasıl yerler olduğunu, II. Dünya Savaşında Pearl Harbour'dan sonra Japonların Avustralya'nın kuzeyinde bombaladığı sahil kenti Darwin'i, sığır tüccarlarının hayatlarını, sert doğa şartlarını, zamanın Aborijin çocuklarının nasıl asimile edilmeye başlandığını anlatan aşk ve macera ile harmanlaşmış hikayeyi, Hugh Jackman ve Nicole Kidman'ın oynadığı "Australia" filminde seyredebilirisiniz. Filmi izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Kings Canyon

Kings Canyon, Uluru'dan 310 km uzakta bu kızıl merkezin ıssız yerlerinden biri. 400 milyon yıllık açık bir sergi alanı. Almasını isteyene mesajları içinde saklı veya gözlerinizin önünde. Burada konaklanacak bir iki küçük yerleşim haricinde sadece kıpkırmızı dağlar ve doğanın ortasındasınız. Gözünüzün önündeki geneli kıpkırmızı ve kızılın tonlarını içeren kanyon, kaya ve toprak yapısı 400 milyon yıl öncesinin hikayesini bilmeseniz de sizi içine çekiveriyor hemen.
"Watarrka" Ulusal Parkı içerisinde uzun bir hiking parkuru var. Dağın ve kanyonun dik kenarlarını da içeren bu yürüyüş rotası 3,5 saat kadar sürüyor. Ancak biz dura seyrede, fotoğraf çeke çeke 5 saati aşan bir sürede bitirdik parkuru. Yürüyüş rotası; ufak düzlükler, değişik kaya ve bitki oluşumları, bazen derin uçurum kenarları, bazen "Cennet Bahçesi" (Garden of Eden) adını verdikleri vaha tarzı su birikintisi, zaman zaman ufak havuz gibi plato misali boşluklarla dolu değişik tip arazilere sahip. Bu roranın her çeyrek saati ayrı görüntüler sergiliyor. Ancak her yere hakim o kızıl renk sizi gerçekten hep başka bir gezegendeymiş gibi hissettiriyor. Bu milli parkta 400 milyon yıl öncesinin hikayesini size anlatan panoları, girişte ve seyrek de olsa yol boyunca görüyorsunuz. Bu levhalarda 440 milyon yıl evvel kutuplarda buzların olmadığı bu nedenle Avustralya'nın doğu ve batıdan itibaren suyla kaplı olduğu ve Watarrka milli parkının bulunduğu şimdiki yerin seviyesi alçak bir deniz olduğundan söz ederek başlıyor hikaye. Buradaki temel görünümü veren "Carmichael" ve "Mereenie" kumtaşlarının (sandstone) 350 milyon yıl evvel yerkabuğu ve altındaki müthiş hareketlilikle yüzeye çıktığı ve bu yapıların oluşturduğunu okuyorsunuz. Aynı dönem bir sonraki durağımız Alice Springs civarında oluşmuş ve "West Macdonnal Ranges" adını verdikleri değişik gorge ve yeryüzü şekillerinin de oluştuğu dönemmiş. Ne zamanlar ama! Hayal etmek bile zor. Borsadaki hareketliliği saniyelerle takibi varlık sebebi gören biz faniler, bugüne nasıl geldiğinin farkında mıyız acaba? Gökyüzü ve galaksiler meselelerine hiç girmeden Kings Canyon'a dönelim.

Kings Canyon Görüntüleri...

  • Watarrka National Park, Kings Canyon

Alice Springs ve West MacDonnal Ranges

Alice Springs şehir merkezinde konaklanacak birçok seçenek mevcut. Red Centre'da bulunan en büyük kent Alice Springs. Buradan "West MacDonnal Ranges" adı verilen bölgede yol üzerinde sayısız duraklar var. Sabah erken saatte başlayarak bu listedeki birçok yeri görmek mümkün. Az sayıdaki yerel halk veya zamanı olanlar için bu yerlerin her birinde tüm günü geçirmek olası. Dünyaya kendini salmış gezginlerden doğa hayranı olanlar buralarda uzun zamanlar geçirebiliyor. Bizim listemizde yer almayan ama bu bölgede günler süren ve dünyanın sayılı hiking rotaları arasında yer alan 223 km uzunluğundaki "Larapinta Trail" da aklınızda bulunmalı. Larapinta Trail bizim günlük ve arabayla ulaştığımız aşağıda geçen birçok yeri de kapsıyor.
Hepsi değişik güzellikte ve farklı görünümlerdeki bu doğa harikası yapılar sizi ağırlamaya hazır. Bu bölge tüm red center gibi Aborijin kültür ve yaşantısının izlerini de barındırıyor. Şimdilerde her şey gibi bir miktar ticari yana kaysa da Alice Springs'de bu konularda müze ve sergi alanları bulmanız mümkün.

West MacDonnal Ranges

West MacDonnal Ranges Milli Parkı Alice Springs'ten batıya doğru 160 kmlik bir alana yayılmış durumda. En yakınındaki Simpson's Gap'ten başlamak üzere bir güne sığdırmaya çalışsanız bile keyifli bir gezi imkanı veriyor. Buradaki kalış sürenizi 3 gün yaparsanız doya doya ve tekrarlı geziler yapmanız mümkün olur. Bu bölgeler sıcak yerler, o yüzden havanın daha ılımlı olduğu Nisan-Eylül ayları arası tavsiye edilen zamanlar olduğunu unutmayın. Ancak burası "down under", dünyanın öbür ucu. Bu nedenle gelişiniz yaz aylarına da gelse gezebilirsiniz, ancak bol su içip, şapka ve uygun kıyafeti giyinip, gölgelerde kalmaya özen göstererek. Bu gezilen "gorge", "gap", "creek", "chasm"'in çoğunda hazır kurulu mangal (barbecue) ve buna ulaşan gaz teşkilatı devlet tarafından hazır sunulan bir sistem. Zaten Avustralya genelinde bu serbest gazlı mangal tezgahları birçok yerde var. Yeter ki arabanıza yeterli su, içecek ve yiyecek malzemeniz olsun.
 
Simpson's Gap  (Alice Springs'den 24 km - 25 dk mesafede)
Standley Chasm (Simpson Gap'den 39 km - 39 dk)
Ellery Creek Big Hole - (Standley Chasm'den 57 km 48 dk)  büyük bir su çukuru. Yüzülebilen bu suyun yaz ortasında bile soğuk olabildiği aklınızda bullunsun. Avustralya'nın yazının da Aralık-Ocak ve Şubat ayları olduğunu unutmamak gerek. Yalnız yüzüyorsanız hipotermi (aşırı ısı kaybı sonucu üşüme) riski de dikkate alınmalı.
Serpentine Gorge (Ellery Creek Big Hole'dan 10 km - 7 dk)
The Ochre Pits (Serpentine Gorge'dan 13 km - 9 dk) Burası Aborijinlerin resimlerinde kullandıkları doğal boyaların malzemesini çıkardıkları toprak ve kayaların bulunduğu yer. Bölgede çok ve yapışkan karasinek var.
Ormiston Gorge- (The Ochre Pits'den 37 km - 26 dk)
Bazı basit yürüyüş parkurları var. 15 dakikalık bir yürüyüşle yüzme olanağı bulunan su birikintisine getiriyor. 1.5 saatlik bir yürüş de sizi bir seyir noktasına götürebilir. Sonuçta 3-4 saatlik bir zamanda başladığınız yere dönerek güzel bir yürüyüş yaşayabilirsiniz.
Glen Helen Gorge - Finke nehrinde üzeceğiniz bir nokta var burada. Glen Helen Resort, pek süper olmasa da yatma yeri ve en önemlisi yakıt ve yiyecek sunuyor size.
Finke River Two Mile - Kamp yapmak için uygun bir bölge.
Mt Sonder Lookout - Gündoğumu veya batımından evvel burada olabilirsiniz. Programı ona göre çizin. Bizim zamanımız yetmedi gidemedik.
Redbank Gorge - (Ormistom Gorge'dan 30 km) Planımızda vardı ama buraya da gidemedik.

Alice Springs ve West MacDonnal Ranges Görüntüleri...

  • Alice Springs by night...