Ülke geçişlerindeki tatsız uygulamalarla ilgili bilgi…

Endonezya’dan Singapur’a giderken Singapur’u terk etme biletini de istiyorlar…

Saçma ki ne saçma… 

Jakarta Soekarno-Hatta havaalanında biniş kartımı almak için bankoya yaklaştığımda güler yüzlü çocuk “Singapur’dan çıkış biletiniz lütfen!” dedi. Şaka zannettim. Gerçekten biraz karşılıklı güldük. “Hadi şu biniş kartını ver de gecikmeden gideyim” dediğimde hala güleryüzlü ve fakat “Bu bilet ibrazı olmadan size biniş kartı veremem” demesinden sonra işin vehameti anlaşıldı. “Uçak bileti alacaksınız” diyor. Oysa ki daha sonra Singapur’dan Malezya’ya geçen otobüsler olduğunu öğrenecektim. Neyse bilet alacağız da nasıl?

İlave zorluklar…

Endonezya cep telefonumda internet kredisi bitmiş. Türk telefonum kapalı.  Bileti alacağım İş Bankası kartım güvenlik için 3D şifresini Türk telefonuna yolluyo ve uçağın kalmasına bir saatten biraz fazla var. Allahtan çocuk Hot-spot’unu açtı. Ben Türkiye’deki arkadaşlarımdan Whatsapp ile bileti almaları için bu abuk ve anlık isteği anlattım. Bilet alındı. Böylelikle özgür olduğumu, istediğim kadar kalabileceğimi sandığım bir ülkeden ayrılış zamanımı anlık bir kararla alınan bilet belirliyordu.

Singapur pahalı bir yer. 3-4 gün yeter deyip öyle bir bilet aldım. Endonezya’nın bu son şakasıyla Singapur’dan ayrılış günü belirlenmiş oldu.

Bana göre Singapur ilk keşif gezisi bile olsa huzurlu bir ziyaret için en az beş-altı günü hak ediyor.

Singapur…

Uçakta yanında oturduğum genç arkadaşın “Grab” Share uygulamasıyla bana ayarladığı ulaşımla Changi Havalimanından hostel’ime vardım. Yolda taksici Çin kökenli Grab sürücüsü ile sohbet ettik. Bana “Singapur MacDonalds gibidir. MacDonalds’a karşı hislern neyse buraya da onu hissedersin” diyordu ilk muhabbette kendi tabiriyle.

Kalabalık bir geçiş noktası hosteliydi. Aşağıdan gelenlerin yukarı giderken veya tersinin geçerli olduğu bir yer Singapur. Görmeden geçmiyor kimse. Farklı bir memleket buraları düşününce. Hele Endonezya’dan sonra temizlik ve düzen konusunda görece bir ferahlık yaratıyor.

Kısa sürede gözlemler…

Nedense aklımda çokca Çin ve İngiliz ağırlıklı bir yapı düşünmüştüm kafamda. Üç aşağı beş yukarı bu yapı vardı da. Ancak yoğun bir Arap, Hint varlığı görmek biraz şaşırttı beni. Ama Singapur buydu. Gezmenin güzel tarafı önyargı veya ön bilgilerinizi basit bir iki saatlik yürüyüşte değiştirebilecek gözlemler içermesi.

İnanın kendimi zaman zaman Mısır veya bir Ortadoğu ülkesi veya Hindistan’da sandığım zamanlar oldu.

Hele Masjid Sultan Camii ve civarı ufak bir Beyazıt veya kapalı çarşı simülatörü bana göre.

Burada karşılaştığım Zeynel Usta’yı hiç unutmayacağım. Tertemiz kalbi ve içten konuşmalarının beni götürdüğü yerleri o pek hissedemedi belki ama benim için tamamen bir format değişimi olan bir konuşmamız oldu.

  • Do you like some tea near Malaysia Heritage Center...

İstanbul metro vagonlarının aynı Singapur metrosunda. Güzel bir metro sistemi var. Her yer alışveriş merkezi. “Gardens by The Bay” adını verdikleri yapma bahçeleri çok beğendim. Biraz fazlaca çocuklara yönelik olsa da çok güzel zamanlar geçirebileceğiniz bir mekan. Mutlaka gidin derim. Kendimi Avatar filmindeki ağaçların bulunduğu bir yerde gibi hissettim. Ben gündüz gittim ama gece ışıklandırmasıyla müthiş.

  • Singapore Metro...

Çok ulusluluk Güney Asya’da şu ana kadar gördüğüm her yerde var. Singapur’da bunun bir örneği. Ayrılmaz parçalar; “Chinatown” meali Çin Mahallesi, “Little India” ismiyle müsemma Hint Mahallesi kesin var. Burada bir de Malezya Kültür Merkezi ve yanında Arap mahallesi de var. Endonezya’dan itibaren yukarı çıktıkça ortaya çıkan Çin ve Hint etkisi çok açık biçimde gözlemleniyor.

Bayfront gitmeniz yerlerden biri. Günbatımı sonrasındaki ışık gösterileri keyifli. Gökdelenlerle beraber şehrin görüntüsü Sidney’e basar. Tek eksik Sidney Opera binası onun haricinde Singapur bayfront görünümü daha iyi.

Gece hayatı mı? Buyrun Clark Quay. 

Orchard Road tüm markaların ve adım başı AVM’lern bulunduğu cadde.

Avustralya’dan ayrılmadan önce Darwin’de tanıştığım İngiliz arkadaş Adam Ogle ile buluşup yemek yedik. Adam Avustralya’ya gideceklere öğrenci veya tatil program ve organizasyon ayarlayan bir firmanın kurucu ve yöneticisi. https://welcometo.travel/ 

  • Chinatown...

Işık Festivali de denebilecek Deepavali festivaline denk geldim zaman olarak. Özellikle Little India sokakları eğlenceliydi. (http://www.visitsingapore.com/festivals-events-singapore/cultural-festivals/deepavali.html)

Deepavali sırasında Afrika’ya özgü el-işleri satan bir bir standa Tanzanya’dan gelmiş güçlü heybetli bir kadınla tanıştım. Mariam Idd Makame. USAIDIZI adı verilen 200’den fazla öksüz ve AIDS’li ailelerden gelmiş çocuklara sahiplik yapan bir organizasyonu idare ediyor. (www.usaidiziorphans.org) Siteyi incelerseniz minicik maddi katkılarla neler yapabileceğinizi görürsünüz. Bu tür konulara daha fazla yer vermek istiyorum fırsat oldukça.

  • Deepavali in Little India...

Bu Singapur için kısa bir keşif gezisi oldu. Aklımda kalan sıcak ve nemi, baharat kokukları, temizliği, Budist ve Hindu tapınakları, Arap ve Malezya mahallesi, alışveriş merkezleri ile Singapur aklımda. Her gittiğim yerde bitirmediğim, gitmediği yerlerin bazısını da burada bıraktım. Yeni bir ruhla gelip onları daha sonra görmek üzere.

Görüşmek üzere Singapur, ben gelene kadar böyle devam…